🦐 Ilk Eşin Rızası Olmadan Ikinci Evlilik Yapmak
PoligamiEvlilik Ve Boşanma. Kadın evlilik teklifini kabul veya reddetme hakkına sahiptir. Peygamberin (uygulamaları) öğretilerine göre evlilik sözleşmesinin geçerli olması için onun rızası önceden gereklidir. Eğer izni olmaksızın bir kadını evlendirmek üzere evlilik sözleşmesi yapılmışsa dilerse kadın bu sözleşmeyi
İlk evliliğe benzemez ikinci evlilik. Taraflar esasında tam da fay hattının üstünde ev kurduklarının farkında olmalıdır. Bina ne kadar sağlam inşa edilirse edilsin, her dokunuşta, her sarsıntıda biraz hep birlikte sallanılır. Koca bir geçmişi yok saymak olmaz; geçmiş, çevre ve alışkanlıklar yatağa iki kişi
Amerikave fransa’da yapılan araştırmalar da ikinci evliliklerdeki boşanmaların birincisinde biraz daha fazla olduǧunu (birinci defa boşanma %30, ikinci defa boşanma %37) sonucu çıkıyor. Bütün bu yüksek boşanma oranlarına raǧmen insanlar neden yeniden evleniyorlar ; Yaşanan ilk evlilik tecrübesi kötüde olsa istatistikler
evlilik meydana gelirken; - ilk hanım monogami kültüründe yetiştiyse ve evlilik birliğini de bu şart altında kurdu ise (bknz: hür kadınla evlilik) - erkek, hanımına karşı maddi ve manevi görevlerini tam olarak yerine getiremiyor ise ikinci hanım alınmaz kardeş. yok ille alınmak isteniyorsa, bazı hocaların "ilk eşin rızası aranmaz, haber vermek zorunda değilsiniz."
Evlilik Hayalleri ve Gerçekler. Evliliğin nasıl olması gerektiğini anlatan, onlarca maddenin sıralandığı kitaplarla aram pek hoş değildir. İnsanların pek çoğu bu kitapları okurken mutsuz oluyor. Çünkü yapılması gerekenler, tavsiyeler, dikkat edilmesi gereken hususlar, omuzlara yüklenen bir dağ gibi ağır ve çetrefilli
Birinci hanımı üzmek, ağlatmak, hasta etmek, psikiyatra muhtaç hale getirmek, evde huzuru kaybetmek, çocukların eğitimini olumsuz etkilemek, evlilik safhasında birinci ve ikinci eşe yalan söylemek gibi türlü huzursuzluklar yaşanıyor bu süreçteİlk eşin- Kadının rızası olmadan evlenemez.
Eşlerdenbiri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça ailekonutu ile ilgili kira sözleşmesini fesh edemez aile konutunudevredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisinerıza verilmeyen eş hakimin müdahalesini istiyebililirAile konut olarak öngörülen
cSGk. İkinci Eşin Miras Hakkı Nedir? Öz annenin ölümü, babanın ikinci evliliği yapmasının ardından babanın vefatı ile en çok merak edilen çocuklara düşen miras hakkı nedir ve ikinci eşin miras hakkı nedir konularıdır. Yasalarca belirlenen miras düzenlemeleri doğrultusunda ikinci eşin ve çocukların belirlenmiş payları vardır. Bu pay ikinci eşe ¼ çocuklara ise ¾ oranı olarak belirlenmiş olup, bu oranlarında belirli şartları vardır. İkinci Eşin Mirastan Faydalanabilme Durumu İkinci eşin miras hakkı nedir konusunda ¼ oranı verilmiş olsa da bu orandan faydalanabilmeleri için belirlenmiş şartlar vardır. Babanın ikinci eş ile evliliğinden önce edindiği mal ile evliliğinden sonra edindiği ortak malların oranları değişmektedir. Örneğin; babanın ilk evliliğinde anne ile elde edilmiş ortak mallar bulunuyorsa çocuklara düşen oran o mallar üzerinden değerlendirilir. İkinci evliliğinden sonra üvey anne ile babanın birlikte elde ettiği ortak bir mal varlığı var ise, üvey anne bu durumda daha yüksek orana sahip Eş ve Çocukların Miras Hakkı Oranları Konuya açıklık getirmek için aile içi belirlenmiş kişi sayılarından devam edelim. Öz anne, baba ve iki çocuklu bir ailede, öz annenin vefatı üzerinde babanın ikinci evliliğini yapması, bunun üzerine babanın vefat etmesi durumlarından yola çıkarak oran, sonuçta kalan iki kardeş ve üvey annenin miras haklarının oranları verelim. Baba ikinci evliliğini 2005 yılında yapmış ve 2018 yılında da vefat etmiş olsun. Bu doğrultuda ikinci eşin miras hakkı nedir konusundaki oranlar şu şekilde belirlenmiştir; Babanın 2005 yılından önce elde ettiği kazançlar üzerinden, babaya düşen pay 2018 yılı öncesinde ¼’tür. Çocuklara ise ¾ oranı düşmektedir. Bu oran iki çocuk arasında pay edilir. 2018 yılı sonrasında babanın vefatının ardından ikinci eşe öz anne hissesinden ¼ ün ¼ ü düşmektedir. Yani babanın ¼ hissesi tekrar 4’e bölünerek ikinci eşe 1 iki çocuğa 3 oranda annenin ölümü, babanın ikinci evliliği yapmasının ardından babanın vefatı ile en çok merak edilen çocuklara düşen miras hakkı nedir ve ikinci eşin miras hakkı nedir konularıdır. İkinci Eşin Miras Yüzdesi Yüzdelik üzerinden hesaplama yaptığımızda ise edinilmiş mallara katılma payı, katkı alacağı gibi nedenlerle değişen miras paylaşım oranlarına göre annenin payı %50 ve babanın payı %50 olarak hesaplama yapıldığında; Anne ölünce baba kendi yüzdesine ¼ oranı eklediği için %62,5 babanın %37,5 ise çocukların hakkı oluyor. Baba ikinci evliliğini yapıp öldüğünde ise, ikinci eşin hakkı %62,5’in ¼ olan %15,6 oluyor. İki kardeşe düşen yüzde ise, %84,4 olarak belirlenip, iki kardeşe bölünüyor. 29 yorum Haluk demirkol 17 Kasım 2020 - 1943Merhaba üvey anneme ozbabam evi satış yapmis fakat o evannem sag iken annem öldu üvey anneme babam satışı üvey anneme yapmış aradan 20 yil geçti dava hakkımız olabilir mi?Biz 4 kardeşiz evin su an ki değeri tl.. Reply Bursa Miras Avukatı 19 Kasım 2020 - 1024Merhaba ;babanız şu anda hayatta mı? DETAYLI BİLGİ ALMAK İÇİN 02242503681 – 05559725765 NOLU TELEFONLARI ARAYINIZ. Reply Altuğ 24 Kasım 2020 - 0956Merhaba annem ikinci evliliğini yaptı evlendiği adamın eşi annemle evlenmeden önce rahmetli senedir annemle evliler adam inşaattan düşerek öldü. adamın üstüne bir tane araba köyde evi ve tarlaları var anneme düşen miras nedir. Teşekür ederim Reply Bursa Miras Avukatı 27 Kasım 2020 - 1436Merhabalar efendim eğer annenizin eşinin bir mirasçısı yok ise annenize intikal eder. Ancak var ise miras oranlara göre paylaşılır. Detaylı bilgi için lütfen 02242503681 nolu telden arayınız. İyi günler dilerim. Reply Zekiye Saman 24 Kasım 2020 - 1418Merhaba , bir soru sormak istiyorum. Babaannem vefat etti , dedem 2. Evliliğini yaptı . Dedemin yeni evliliğinden bir cocugu yok ancak eşinin önceki evliliğinden 1 cocugu var. Dedem vefat ederse ; babam ve 1 amcam var , dedemin 2. Eşinin önceki evliliğinden olan cocugu ve babam ve amcam aynı pay hakkına mı sahip olur ? Eşin 1/4 olan hakkı ayrı zaten. Ancak geriye kalan 3/4 pay 2 ye mi 3 e mi bölünecek ? Reply Özge Albayrak 21 Aralık 2020 - 2245Merhaba biz üç erkek kardeşiz babam 4 çocuklu olan üvey annemle evlendi sonra babam öldü ve babamdan sonra büyük abim de öldü size sorum şu babam dan üvey anneme miras kaldı üvey annem ölünce babamdan üvey anneme kalan miras kime kalır Reply Bursa Miras Avukatı 23 Aralık 2020 - 1028Merhaba ; Üvey anneye düşen miras payından herhangi bir hak talep edemezsiniz . Detaylı bilgi almak için 02242503681 nolu telefonu arayabilirsiniz. iyi günler dileriz. Reply Mehmet Korumaz 11 Nisan 2022 - 1833Merhaba dedem ilk eşinden babannemden tarla miras kaldı. 1999 yılında dedem evlilik yaptı. Dedem öldü. eş ilk evliliğinden kalan tarladan pay ister mi Reply Serap KAYA 4 Temmuz 2022 - 1455Merhaba dedenizin ikinci eşi ile evliliği sırasında vefat etmesi durumunda ikinci eşi ile evlilik birliği devam ederken vefat ettiği için ikinci eşin yasal miras hakkı devam etmektedir. Bu durumda ikinci eşin miras payı bulunmaktadır. Detaylı bilgi için 0555 972 57 65 – 0224 250 36 81 numaralarını arayarak bize ulaşabilirsiniz. Reply Abdulkerim Çakmak 7 Ocak 2021 - 2247Merhaba , Babama annemin vefatından sonra 2. Evliliği yaptı. Maelesef geçen ay babamda vefat etti. Birkaç sorum vardı. 1 Veraset İlanı verdik. Herkes payına düşeni aldı 1 Babam ikinci eşi evlendikten sonra birlikte aldıkları eşinin adına araba ve bankada hesapta olan maddiyat ve taşınmazlar ile ilgili biz ve kardeşlerimin ne gibi hakkı olur mu ? Şimdiden teşekkür ederim. Reply Bursa Miras Avukatı 8 Ocak 2021 - 1157Merhaba ; Öncelikle başınız evlilik birliğini sona erdiren sebeplerden eş adına kaydedilen mallar ile ilgi kardeşinizle siz mal rejimi davası açabilirsiniz. Reply İlhan yanılmaz 20 Ocak 2021 - 2252Merhaba. Babam annem öldükten sonra ikinci evliliğini yaptı. Annem öldükten sonra bir evi sattı. Şimdi ikinci evi satışa çıkardı. Babam hayatta. Tek çocuk olarak buna nasıl engel olabilirim. Reply Bursa Miras Avukatı 3 Şubat 2021 - 1445Merhaba ;Bu babanız sağ iken onun verebileceği bir karar olup ancak onu ikna ederek satmasını engelleyebilirsiniz . İyi günler dileriz. Reply Fatih arslan 3 Nisan 2022 - 1539Merhaba .annem 2010 da vefat etti .2010 dan önce bir daire aldık .2011 de babam ikici evliliğini yaptı iki ev daha aldı .3 kardeşiz .babama birşey olduğunda bize ne düşer .veya hayatta iken kadından önce alınan daireyi imzası olmadan devredebilir mi Reply Serap KAYA 4 Temmuz 2022 - 1505Merhaba, taşınmazın satışı için taşınmazda aile konutu şerhi olması durumunda satışın devri eşinin rızası ve imzası olmadan gerçekleşemez. Babanızın yeni eşi, babanız evlilik birliği içerisinde vefat ederse yasal mirasçısı konumunda olduğundan dolayı mirastan pay hakkı vardır. Detaylı bilgi için 0555 972 57 65 – 0224 250 36 81 numaralarını arayarak bize ulaşabilirsiniz. Reply Selçuk Tatar 8 Nisan 2022 - 05163 kardeşiz annem yıllar önce vefat ölmeden önce 1 evleri sonra babam evlendi eski evi satıp biraz kredi çekip yeni ev üzerine vefat ederse üvey annemizin mirasta ki payı ne olur. Reply Serap KAYA 4 Temmuz 2022 - 1458Merhaba, babanızın yeni eşi hali hazırda babanızın yasal mirasçısı olduğundan dolayı babanızın vefatı durumunda yeni eş diğer yasal mirasçılarla birlikte payı oranında babanızın mirasçısı olur. Detaylı bilgi için 0555 972 57 65 – 0224 250 36 81 numaralarını arayarak bize ulaşabilirsiniz. Reply Ayse yilmaz 15 Nisan 2022 - 0154Öncelikle iyi çalışmalar diliyorum çok araştırdım ama kimseden net bilgi alamadım yardımcı olursanız memnun olurum annemle babam evlilikleri süre içerisinde ev satın aldılar sonrasında bosandılar babam bize bu süreçte nafaka bile ödemedi sonrasında evlendi evliliğiden çocugu yok babam vefat etti ve ev miras kaldı nasıl yol izlemem lazım kanun nedir haklarım nelerdir şimdiki eşinede miras kalıyor bunu biliyorum ama gel görki hiç memnun değilim bu durumdan ama kanun işte sonrasında izleyeceğim yol nedir lutfen yardımcı olun ? ??Not bu arada babamin mal varligi ile ilgili hic bir bilgiye sahip degilim hayattayken babaannemden kalan evi satip uveyanneye ev aldigini biliyorum sadece . Reply Serap KAYA 4 Temmuz 2022 - 1450Merhaba, öncelikle sulh hukuk mahkemesinden terekenin tespiti davası açıp babanızdan kalan mirası tespit ettirmeniz en sağlıklı yol olarak gözüküyor. Hukuki sürecin sağlıklı yönetilebilmesi için avukatla beraber süreci yönetmenizde fayda var. Detaylı bilgi için 0555 972 57 65 – 0224 250 36 81 numaralarını arayarak bize ulaşabilirsiniz. Reply Zeynep Yıldırım 10 Haziran 2022 - 0959Merhaba babannem vefat etti dedem ikinci evliliğini yaptı iki kızı oldu .Sonra dedemde vefat etti Ev babaneme kendi babasından düştü ve ev hala babannemin üstünde .Bu evden dedemin ikinci karısı ve çocuklarına hak düşermi Reply Serap KAYA 4 Temmuz 2022 - 1431Merhaba, dedenizin yeni eşine ve doğmuş olan iki kızına miras payı oranında hak düşmüş olup bunun intikali için dava açma hakları vardır. Detaylı bilgi için 0555 972 57 65 – 0224 250 36 81 numaralarını arayarak bize ulaşabilirsiniz. Reply Bulentsedat 19 Haziran 2022 - 1049Merhabalar efendim annem 2019 yilinda vefat etti 2021 kasim ayinda 2 ev ve arsayi babam bana ciplak mulkiyet hakkini ustunde tutarak bana tapulari devir etti tapular benim adima ama vefat edenedek kullanim hakki babamda. Babam 2022 eylul ayinda evlenecek ilerde evlendigi kisi bana miras kacirma davasi gibi davalar acabilirmi acarsa kazanma ihtimali varmi kolay gelsin Reply Serap KAYA 4 Temmuz 2022 - 1421Merhaba, babanızın yapmış olduğu ikinci evlilik sonrası vefat etmesi durumunda ikinci eşi geriye dönük olarak şartları varsa muris muvazaasına dayalı olarak tapu iptal tescil davası açabilir. Detaylı bilgi için 0555 972 57 65 – 0224 250 36 81 numaralarını arayarak bize ulaşabilirsiniz. Reply Bulentsedat 19 Haziran 2022 - 1112Merhaba annemin adina araba vardi 2019 model annem vefat etti 4/3 bende 4/1 babamda babam evlilik karari aldi babama kalab 4/1 payi ilerde vefat durumunda nasil paylasiliyir direk 4/1 pay evlendigi hanimina ni kaliyor Reply Serap KAYA 4 Temmuz 2022 - 1419Merhaba, babanızın ikinci evliliği esnasında vefat etmesi durumunda arabanın 1/4 payı sizin ve babanızın ikinci eşi arasında paylaştırılır. Detaylı bilgi için 0555 972 57 65 – 0224 250 36 81 numaralarını arayarak bize ulaşabilirsiniz. Reply Canan Cingi 19 Haziran 2022 - 2239Merhaba eşim 2014 yılında yılında öldü eski eşinden 2 kızı bendende bir oğlumuz var şimdi eşimin annesinden kalma gecekondu daire oluyor ve tüm kardeşler arasında bölünecek ve bana 3 çocuğuna bolunecek hakkı diyorlar ben bundan hak alabiliyormuyum tşk ederim Reply Serap KAYA 4 Temmuz 2022 - 1411Merhaba, vefat eden eşinizin annesi eşinizden sonra vefat etmesi durumunda annesinden eşinize kalan miras eşinizin çocuklarına kalır. Bu durumda sizin çocuklarınız mirastan pay alırken siz alamıyorsunuz. Detaylı bilgi için 0555 972 57 65 – 0224 250 36 81 numaralarını arayarak bize ulaşabilirsiniz. Reply Emel demir 4 Temmuz 2022 - 1733Merhabalar babam ikinci evliliğini yaptıktan kısa bir süre sonra yaklaşık 7-8 ay sonra vefat etti ama ikinci eşi ev araba köyde tarlalar vs her şeye ortak oldu 1/4 oranında ama zaten 2. İnci evliliği daha 1 sene bile olmamıştı babamın evlilikten önce aldıkları şeylere ortak olması bana adil gelmiyor acaba bu bozdurabilinir mi ? Reply Serap KAYA 6 Temmuz 2022 - 1827Merhaba, babanızın ikinci evliliği yaptıktan sonra ikinci eşi babanızın yasal mirasçısı oluyor. Bahsettiğiniz husus babanızın ikinci evliliği yaptıktan sonra boşanma davası açması durumunda evlilik öncesi malvarlığından ikinci eşi hak talep edemezdi. Ancak somut olayda yasal mirasçısı olduğundan dolayı miras hakkına sahiptir. Detaylı bilgi için 0555 972 57 65 – 0224 250 36 81 numaralarını arayarak bize ulaşabilirsiniz. Reply Yorum Bırak
Yargıtay HGKEsas 2019/318Karar 2019/ Aile konutu için tapuda şerh olmasa bile eşin rızası alınmak zorundadır. Banka, kredinin ödenmemesinden dolayı aile konutunu icra yolu ile alamaz, yapılan tapu devri iptal Aile MahkemesiTaraflar arasında görülen “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen tarih ve 2015/429 E., 2016/307 K. sayılı karar davalılardan banka vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin tarih ve 2016/22562 E., 2017/8749 K. sayılı kararı ile;“…1-Davacı, davalı eşinin malik olduğu aile konutu üzerine diğer davalı banka lehine ipotek tesis ettirmiş olduğunu, bu işleme rızasının bulunmadığını, davaya konu taşınmazın cebri icra takibi neticesinde banka tarafından alacağına mahsuben alındığını belirterek banka adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davalı eşi adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. İpotek tarihinde tesis edilmiş, dava tarihinde açılmıştır. İpotek tesis edilen taşınmaz ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonucu tarihli ihale ile cebri icra sonucu davalı bankaya satılmış, satış işlemi kesinleşmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesinde “taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır” hükmü yer almaktadır. Dava konusu taşınmaz cebri icra sonucu satılmakla, davalı erkek adına kayıtlı olmaktan çıkmış, davalı bankanın mülkiyetine geçmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca işlem diğer eşin rızasına bağlı olmaktan çıkmış, dava açıldığı tarih itibariyle taşınmaz aile konutu niteliğini yitirmiş durumdadır. Açıklanan sebeple davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı Davacı, dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil isteminin kabul edilmemesi halinde taşınmazın ekonomik karşılığının ödenmesini talep etmiştir. Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple tapu iptali ve tescili isteminin reddi gerektiği nazara alındığında görev hususu da düşünülerek, deliller değerlendirilip davacının taşınmazın ekonomik karşılığının ödenmesi talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir…”gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda A R A RHukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldüDava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde ise taşınmazın ekonomik karşılığının en yüksek faizi ile ödenmesi istemine vekili; dava konusu taşınmazın 2008 yılında satın alındığını, o tarihten beri aile konutu olarak kullanıldığını, davalı eşin müvekkilinin bilgisi dışında tarihinde dava dışı şirketin borçlarına karşılık olmak üzere davalı banka lehine taşınmazda ipotek tesisine izin verdiğini, müvekkilinin kıymet takdir raporunu görünce ipotek işleminden haberdar olduğunu, ipotek işlemine açık rızasının bulunmadığını, ipoteğin kaldırılması için Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesine ait 2015/234 esas sayılı davayı açtıklarını, ancak taşınmazın icra takibi sonucu ihale ile davalı banka adına tesciline karar verildiği için ipoteğin kaldırılması davasının geçerliliğinin kalmadığını ileri sürerek davalı banka adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davalı eş adına tesciline, olmadığı takdirde ise taşınmazın ekonomik karşılığının en yüksek faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava banka vekili; dava konusu taşınmazın alacağa mahsuben banka adına tescil edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, TMK’nın 194. maddesi uyarınca husumet ehliyetinin bulunmadığını, aynı mahiyette Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesinde görülen bir dava olduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı için iyi niyetli olduklarını belirterek davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddine karar verilmesini mahkemece; taşınmazın satın alındığı tarihten beri aile konutu olarak kullanıldığı, davalı bankanın ipoteğin tesisinden önce ekspertiz raporu ile taşınmazın özelliklerini ve mesken olduğunu tespit ettiği, bu tespite rağmen aile konutu olan dava konusu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, bu işlem sırasında davalı banka tarafından davacı eşin açık rızasının alınmadığı; davalı banka vekili tarafından gerek ekspertiz raporu hazırlanırken gerekse kıymet takdirinde taşınmazın iç mekanın da incelendiği, bu nedenle davacının ipotek işleminden haberdar olduğu, işlem yapılmadan uzun yıllar ipotekle takyit edilmesine rıza göstererek ipotek tesisine ve kredi kullandırılmasına olanak sağladığı, kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibi sonucu taşınmazın banka adına tescilinden sonra bu davayı açtığı, davacının kötü niyetli davrandığı ileri sürülmüş ise de, davacının huzuruyla bu işlemlerin yapıldığına ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığı gibi aksi ispat edilemeyen yeminli tanık beyanlarında da davacının ipotek işleminden haberinin olmadığının ifade edildiği, taşınmazın aile konutu olduğu bilinmesine rağmen davacı eşin açık rızasını alınmadan ipotek tesis edilmesi nedeniyle davalı banka yönünden TMK’nın 1023. maddesinin uygulanmasının söz konusu olamayacağı, davalı banka lehine tesis edilen ipotek işleminin geçersiz olduğu ve buna bağlı olarak davalı bankanın icra takibi sonucu dava konusu taşınmazı iktisap ederken de taşınmazın aile konutu olduğundan ve davacı eşin açık rızasının bulunmadığından haberdar olması sebebiyle davacı eşin, bu davayı açma hakkının bulunduğu, ihalenin feshi davası açılmamasının sonuca etkili olmadığı, öte yandan davacının daha önce Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesine açtığı ipoteğin kaldırılması davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu davanın TMK’nın 194. maddesine dayanmakla birlikte taleplerin farklı olması nedeniyle davalı banka vekilinin derdestlik iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle dava konusu taşınmazın davalı banka adına olan tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tesciline karar banka vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık kısmında açıklanan gerekçeyle ilk kararda yer alan gerekçeye yer verildikten sonra; cebri icra ile yapılan satış sonucu taşınmazın mülkiyetinin tescilden önce davalı bankaya geçmiş olmasının taşınmazın aile konutu niteliğini ortadan kaldırmayacağı, aksi hâlde TMK’nın 194. maddesinin uygulama alanının kalmayacağı, söz konusu Kanun maddesinde cebri icra yolu ile gerçekleşen satışlara ilişkin açık bir hükmün yer almadığı, kaldı ki Özel Dairenin yerleşik içtihadı ile hareket edilse dahi lehine ipotek tesis edilen banka tarafından taşınmaz alacağa mahsuben satın alındığı için farklı bir değerlendirme yapılması gerektiği, davacı tarafından taşınmazın aile konutu olduğu iddiasıyla açılan ipoteğin kaldırılması davasına rağmen davalı bankanın icra takibine devam edip taşınmazın cebri icra ile satılmasına neden olduğu, kesin hükümsüzlük ile geçersiz olan ipotek dayanak yapılarak başlatılan takip sonucu davalı banka tarafından aile konutunun mülkiyetinin kazanılması söz konusu olup TMK’nın 1024. maddesinde tanımlanan yolsuz tescil hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, icra takibinin ve ihalenin kesinleşmiş olmasının tescile hukuki geçerlilik sağlamayacağı, Türk hukuk sisteminde illilik prensibinin esas olduğu, cebri icra satışının kesinleşmiş olmasının yolsuz tescil nedenini ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştirDirenme kararı, davalı banka vekilince temyiz yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu dava tarihinden önce davalı banka adına alacağına mahsuben cebri icra yoluyla ihale edilen dava konusu taşınmazın Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tesciline karar verilip verilmeyeceği, burada varılacak sonuca göre davacının taşınmazın ekonomik karşılığının en yüksek faizi ile ödenmesi isteminin değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasında çözümüne ilişkin öncelikle ilgili yasal düzenlemelerin incelenmesi Medeni Kanunu’nun “Eşlerin hukuki işlemleri” başlıklı 193. maddesi; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukukî işlemi yapabilir.” 194. maddesinin birinci fıkrası; “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz” hükmünü içermektedir. Aile konutunun tanımına ise anılan maddenin gerekçesinde yer verilmiş; aile konutu “eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı anılarla dolu bir alan” olarak 193. maddesi dikkate alındığında kural olarak eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlem yapma serbestisi kabul edilmişken, aynı Kanun’un 194. maddesi ile bu kurala istisna getirilmiş ve aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılması esası kabul edilmiştir. Bu düzenleme ile malik olmayan eşe, aile konutu ile ilgili tapu kütüğüne şerh verilmesini isteme hakkı tanınmış, eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü “aile birliğinin’’ korunması amacıyla sınırlandırılmıştır. Tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmasa dahi aile konutuna ilişkin olarak; eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemeyecek, aile konutunu devredemeyecek ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamayacaktır. Malik olmayan eşin izni için şekil şartı bulunmamakla birlikte, iznin açık olması gerekmektedir. Açık rızanın varlığını ispat yükü ise aile konutu ile ilgili tasarrufta bulunana yandan; TMK’nın 194. maddesinde öngörülen sınırlandırma, taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulduğu için değil, konut aile konutu vasfı taşıdığı için getirilmiştir. Bu sebeple taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmasa bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Nitekim aile konutu şerhi kurucu değil açıklayıcı niteliktedir. Aksi düşünce ile tasarruf yetkisine ilişkin sınırlamanın şerh ile başlayacağı kabul edilmiş olur. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, emredici niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da bu vasıf ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için söyleyişle aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde tek başına aile konutunu ayni bir hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma ancak diğer eşin açık rızası alınarak yapılabilir. Nitekim bu ilkeler Hukuk Genel Kurulunun tarih, 2017/2-1604 E. ve 2017/967 K. sayılı kararında da aynen hakkının kazanılması ve yolsuz tescil ile ilgili hukuki düzenlemelere gelince;TMK’nın 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır” hükmü ile mülkiyet hakkının hangi durumlarda iktisap edileceği “İyiniyetli üçüncü kişilere karşı” başlıklı 1023. maddesi ise; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” hükmüne haiz olup, bu düzenleme ile tapu kütüğüne güven ilkesine dayalı olarak yapılan iyiniyetli iktisap koruma altına 1023. maddesine göre; tapu sicilinde ismi geçen kişinin gerçek hak sahibi olduğuna inanan veya kendinden beklenen tüm özeni göstermesine rağmen gerçek malik olmadığını, tapu sicilinde yolsuzluk bulunduğunu bilmesi imkânsız olan kişinin iktisabı korunur. Üçüncü şahıs, yolsuz tescil ile ilgisi bulunmayan, yolsuz işleme taraf olarak katılmamış olan kişidir. Üçüncü şahıs yolsuz kayda dayanarak ayni hak iktisap ederken, tescilin yolsuzluğunu bilmemeli ve bilebilecek durumda olmamalıdır Kılıç, H., Son Değişikliklerle Gayrimenkul Davaları, Ankara 2007, 4. Baskı, 4. Cilt, s. 4416. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Sözü edilen iyi niyet, aynı Kanun’un 3. maddesinde deyimini bulan sübjektif iyi 1023. maddesi uyarınca, üçüncü kişinin iyi niyetinin varlığı tek başına kazanımın korunması için yeterli olmayıp, yasadaki diğer koşulların da bulunması gerekmektedir. TMK’nın 1023. maddesinin uygulanabilmesi için “kazananın üçüncü kişi olması”, “üçüncü kişinin sicildeki yolsuz bir tescile dayanmış olması”, “üçüncü kişinin bir aynî hak kazanmış olması”, “üçüncü kişinin aynî hakkı iyi niyetle kazanmış olması” ve “üçüncü kişinin kazanımında tasarruf yetkisi dışında diğer geçerlilik unsurlarının mevcut olması” şartlarının varlığı aranır Sirmen. Eşya Hukuku, Ankara 2017, TMK’nın 1023. maddesinde korunan iyi niyet, sadece tasarruf yetkisinin bulunmamasının yarattığı eksikliği gidermektedir. Bu hâlde iyi niyet, tapudaki kaydın doğru olduğuna yöneliktir. İyi niyetli üçüncü kişinin kendi kazanımının korunması, aynî hak üzerinde tasarrufta bulunan kişinin bu konudaki yetkisizliği dışında, diğer bütün unsurlarının geçerli olmasına bağlıdır. Diğer bir anlatımla, üçüncü kişinin kazanımını sakatlayacak sebepler bulunmamalıdır. Üçüncü kişi adına yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğinde ise aynî hakkın kazanılması, iyi niyet bulunsa bile mümkün yandan aynı Kanunun “İyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı” başlıklı 1024. maddesi ise; “Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir” hükmünü içermektedir. Bu madde ile de yolsuz tescil tanımlanarak, yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescille aynî hak kazanamayacağına vurgu üzere; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden ilki tescil, ikincisi sicilin aleniliği güvenilirliliği, üçüncüsü sicilin tutulması nedeniyle hazinenin kusursuz sorumluluğu ve sonuncusu ise sicilin, bir başka ifade ile tescilin, geçerli bir işleme dayalı olması yani sicilin illetten mücerret hukuk sisteminde tapu kayıtlarının oluşumunda “illilik”, diğer bir anlatımla “hukuki sebebe bağlılık” prensibi esas alınmış olup, bu prensip uyarınca tescilin geçerli ve haklı bir sebebe dayanması zorunluluğu bulunmaktadır. Hukuki sebebe dayanmayan işlemler geçerli değildir. TMK’nın 1024. maddesi bu tescili yolsuz tescil olarak ifade durumda; Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca malik olan eş tarafından diğer eşin açık rızası alınmadan aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılması durumunda yapılan bu işlemin “geçerli” kabul edilemeyeceği emredici hüküm gereğidir. Diğer eşin geçerli olmayan işlemin iptali için dava açabileceği yandan taşınmazın aile konutu niteliği gerek iradi temliklerle, gerekse cebri icra sonucu ihale yoluyla mülkiyetin kazanılmasıyla kaybedilmektedir. Ne var ki bu durum geçersiz olan işleme “geçerlilik” kazandırmayacaktır. Başka bir ifade ile “ölü işlem” diriltilemeyecektir. Aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun tarih, 2017/2-2906 E. ve 2017/1723 K. sayılı kararında da yer “geçersiz” bir işlemin icra takibine konu edilmesi ve buna bağlı olarak yapılan cebri ihale sonucu taşınmazın mülkiyetinin işlemin tarafı olan kişiye intikal etmesi hâlinde; ihale edilen kişinin işlemin geçersiz olduğunu bilmesi durumunda lehine oluşan tescilin de yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken durumunda olacağı da açıklamalar çerçevesinde somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın satın alındığı tarihten itibaren aile konutu olarak kullanıldığı, tarihinde ekspertiz incelemesinin yapıldığı, ekspertiz incelemesinde taşınmazın iç mekanının gezildiği ve raporda konut olarak kullanıldığının da belirtildiği, aile konutu olarak kullanıldığı tespit edilmesine rağmen davacının açık rızası alınmadan tarihinde dava dışı şirketin kullanmış olduğu krediye teminat olmak üzere bedelli davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, davalı banka tarafından dava dışı şirket ve davalı … aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı ve bu takip dosyasında dava konusu taşınmaza ilişkin alınan kıymet takdir raporunun tebliği için davalı eş XXX’e çıkarılan tebligatın tarihinde davacıya tebliği ile davacının ipotek işleminden haberdar olduğu tarafından eldeki davadan önce tarihinde ipoteğin kaldırılması davası açılmasına rağmen davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibi sonucunda dava konusu taşınmaz alacağına mahsuben davalı bankaya tarihinde ihale edilmiş ve tarihinde de tapuya tescil edilmiştir. Davalı banka tarafından çekişmeli taşınmazın aile konutu olduğu yapılan ekspertiz incelemesi ile öğrenilmiş olduğu hâlde davacının açık rızası alınmamış, TMK’nın 194. maddesinde öngörülen açık hükme uyulmayarak banka lehine ipotek tesis edilmiştir. Sonrasında yapılan icra takibi sonucu taşınmazın mülkiyeti alacağa mahsuben cebri ihaleyle bankaya geçmiş ise de, davalı bankanın TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı açıktır. Nitekim illilik prensibi gereğince asıl işlem olan ipotek baştan itibaren geçersiz olduğu için buna bağlı olarak banka adına cebri ihale sonucu yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğinde olduğundan ihalenin feshi davasının açılıp açılmamasının da bir önemi itibarla, aile konutu niteliğinde olduğu hususunda duraksama bulunmayan taşınmaz için davacının açık rızası alınmadan, TMK’nın 194/1. maddesine aykırı olarak tesis edilen ipotek işleminin bağlayıcılığı bulunmadığından cebri icra sonucu davalı banka adına ihale edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş XXX adına tesciline karar verilmesi anılan maddenin amacına da …’in adının kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında XXX olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde kabul Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, davanın TMK’nın 194. maddesine dayalı olduğu ve bu madde uyarınca karar verildiği, iradi tasarruflarda aile konutu iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davasının açılabileceği, aynı Kanunun 705. maddesinde yer alan cebri icra satışlarında TMK’nın 194. maddesinin uygulanamayacağı, dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce kesinleşen ihale ile banka adına tescil edildiği, dava tarihinde taşınmazın aile konutu olmadığı, direnme gerekçesinde illiyet prensibinden ve yolsuz tescilden bahsedildiği, aile mahkemesinin yolsuz tescil iddiasını inceleyemeyeceği, açıklanan nedenlerle direnme kararının bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de bu görüş yukarıda açıklanan sebeplerle Kurul çoğunluğunca hâlde, yukarıda açıklanan ilkeler ve gerekçelerle direnme kararı usul ve yasaya uygun olup onanması O N U ÇYukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerden dolayı davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere tarihinde oy çokluğuyla karar OYHukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, dava konusu olan 394 ada, 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 nolu bağımsız bölümün, tapu kayıt maliki ve davacının eşi olan davalı … tarafından diğer davalı olan banka lehine 13/08/2012 tarihinde kurdurulan ipotek sonucu, banka tarafından yürütülen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip nedeniyle ihale ile banka üzerinde oluşturulan tapu kaydının taşınmazın aile konutu olması nedeniyle Medeni Kanunun 194. maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davalı eş üzerine kayıt edilip edilemeyeceği noktasında Kanunun 193. maddesi uyarınca ”kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir.” Medeni Kanunun 194. maddesi ise ”Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz” hükmünü düzenlemiştir. Kural olarak bir eş eşinin ya da yetkili makamın onayı olmadan her türlü hukuki işlemi yapabilir, hâkimin müdahalesine gerek yoktur. Ancak Medeni kanuna 01/01/2002 tarihinde getirilen 194. madde eşlerin fiil ehliyetlerine getirilen bir sınırlamadır. Eş, üzerinde kayıtlı bulunan taşınmazını eşinin hem de açık rızası olmadan üzerindeki hakları sınırlandıramayacaktır. Evlilik devam ettiği sürece ve taşınmaz aile konutu niteliğini kaybetmediği müddetçe bu korumadan koyucunun amacı ailenin bütün olarak korunmasıdır. Ailenin barınması konusunda malik olan eşin düşüncesiz davranışları ile ailenin ortada kalmasını, yuvanın dağılmasını önlemektir. Bu nedenledir ki iyi niyet iddiası dahi dava dilekçesindeki davacının iddiası, gerek yerel mahkeme gerekse özel daire davanın Medeni Kanunun 194. maddesinde düzenlenen ve aile konutundan kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası olduğu konusunda hem fikirdir. Hukuk Genel Kurulunun nitelendirmesinde de bir farklılık bulunmamaktadır. Taraflar evli kaldığı ve taşınmaz aile konutu niteliğini kaybetmediği sürece bu koruma devam düzenlemeler ışığında somut olayı incelediğimizde; tarafların aile konutu üzerinde malik olan davalı eş tarafından davacının kardeşinin bankadan çektiği kredi nedeniyle 13/08/2012 tarihinde ipotek ettirildi. Banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takip sonucunda 07/04/2015 tarihinde davalı bankaya ihale edildi, taşınmaz cebri icra yolu ile bankanın mülkiyetine geçmiş oldu ve Medeni Kanunun 705/2. maddesi uyarınca banka mülkiyeti ihale ile birlikte kazandı. Taşınmaz artık eş üzerinde kayıtlı olmaktan çıkıp 3. kişi olan bankanın mülkiyetine geçmiştir. Kanun ifadesi açıkça ”eş üzerinde kayıtlı taşınmaz”dan bahseder, eş üzerinde kayıtlı olmayan bir taşınmazın aile konutu olma özelliğini yitirdiği ve bu düzenlemenin korumasından yararlanamayacağı konutu olması için hem eş adına kayıtlı olacak, hemde evlilik halen ayakta bulunacak iki şart birden gerçekleşmeden taşınmaza aile konutu niteliğini vermek yasal olarak mümkün değildir. Eşlerden birinin ölümü ya da evliliğin başka bir nedenle sona ermesi hâlinde de, eşlerin aile hayatlarını devam ettirdikleri yerin eskiden aile konutu olarak kullanılması nasıl artık taşınmazın aile konutu olmaktan çıkartıyor ise, 3. kişi adına tescil edilen bir konutta artık aile konutu niteliğini kaybedecektir Hukuk Genel Kurulunun 13/12/2017 tarih, 2017/2-2810 Esas, 2017/1721 karar sayılı ilamı aynı hususları belirtmektedir..İpoteğin eşin rızası olmadan kurulmuş olması nedeniyle ipoteğin hükümsüz olduğu bu nedenle yolsuz tescil olduğu iddiası her zaman ileri sürülebilir ancak bu konuyu inceleme görevi aile mahkemesinin değil asliye hukuk mahkemesinin görevine girmektedir, zaten bu uyuşmazlığı inceleyecek Özel Dairede Yüksek 2. Hukuk Dairesi olmayıp Yüksek 1. Hukuk Dairesidir. Yerel Mahkeme kendi içinde de çelişkiye düşmüştür. İlk kararında tamamen aile konutu üzerinden yargılama ve değerlendirme yapıp gerekçe oluşturmuşken, bozma sonrası kendi yargılama ve görev alanına girmeyip asliye hukuk mahkemesinin görev alanına giren yolsuz tescile dayanarak hüküm olarak cebri icra ile taşınmaz mülkiyetini davalı eş kaybetmiştir. Taşınmaz artık aile konutu değildir bu nedenle de Medeni Kanun 194. maddede düzenlenen korumadan artık yararlanamaz. Davacı davasını yanlış hukuki nedene dayandırmıştır. Mahkeme ise direnmesinde davanın nedenini farklı yorumlamış, bu yoruma göre görevsizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girip karar vermiş açıklanan gerekçelerle, yerel mahkemenin direnme kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılınmamıştır.
Bakire olmayan biri ile evlilik kadersiz ben nişanlıyım ve biz birbirimizi çok seviyoruz amabi sorunumuz var nişanlım bakire değil.. onu çok seviyorum ve bırakmak istemiyorum..o da çok iyi biri tövbe etti ve benle birlikte iken bana bir hata yapmadı.. size onu anlatamıyorum ama çok temiz ve saf biri.. zaten ben tanıdığımda baş örtülü ve namazını kılan biriydi…anlayacanız ben ne yapmalıyım Cevap Bakire olmayan biri ile evlilikİçindekilerCevap Bakire olmayan biri ile evlilikYanıt Bakire olmayan biri ile evlilikSoru Bakire olmayan biri ile evlilik Hoca kardeşim, bakire değil dediğine göre dul biri değil, cahiliye hayatında bir hata işlemiş yada tecavüze uğramış… bu bizi ilgilendiren tarafı değil. Tevbe etmiş, örtünmüş ve namazlı biri ile evlilik elbette güzeldir. sana daha önce hata yaptığını itirafı bile tevbesindeki samimiyeti gösterir. ki, zaten gizlemesi bir nevi aldatmadır. Allah size hayırlı bir evlilik nasip etsin. Yanıt Bakire olmayan biri ile evlilik algebra temiz olan biri, tevbe etmiş olan biriyle evlenmese gerek. el değmemiş erkek, el değmemiş kadını ala, el değmemiş kadın, el değmemiş erkeği ala, güzel olan budur, her ne kadar tevbe etmiş, artık haram değil dense bile… Haram yollardan tecrübe edinmiş biri tevbe etmiş olsa bile, kendisi gibi biriyle evlense gerek… El değmiş ile değmemiş evlense bile, anlaşmazlık çıkar en nihaye… Çünkü peygamberimiz dul bir kadınla evlenmek isteyen gence sen illa git el değmemiş biriyle evlen buyurmuşlardır, çünkü uyumlu bir evlilik el değmemiş bir kadınla çok daha dayanıklı ola,,,, Allah´u A lem… Soru Bakire olmayan biri ile evlilik mir Resulullah sav’e de el değmemişti ama iki kocadan dul Hatice ra ile evlendi ve mutlu da oldular gerçi dullukla zinakarlık da ayrı şeyler bakmak lazım kadersiz nick de İslama uygun değil 🙂 kafaya takacak da sorun edeceksen hiç yanaşma ama tevbe etti ve samimi ise ve kafaya takmayacak kadar çok seviyorsan Allah hayırlısını nasib eylesin. Amin. esrarengizz Arkadaşlar ben 21 yasındayım. Benim evlilik hayalleri kurduğum kız arkadaşım bakire değil. Bunu benden gizledi. Hatta kızlık diktirme operasyonları araştırmış telefonundan gördüm. Ama bakire olmadığını söylememişti. Bizzat kendim farkettim. ama ona güvendiğim için ayrılamadım. çok sevdiğim için bırakamadım. İlişkimiz 3 ay daha devam etti. Bian buna katlanamayacağımı farkettim vede ayrıldım. Sonra bana güvendiğinden bahsetti. Güveninin kırıldığından falan. Beni kaybetmemek için elinden ne gelirse ne istersem yapacağını söyledi. Bende kapanmasını istedim. Suan kapandı ve geçmişibden çok pişman. Ailesine de çok kızgın doğru yolu göstermedikleri için . Şimdi ben ne yapmalıyım? Çok kafam karışık. Bi yandan da huzurluyum ona doğru yolu gösterdiğim için. Ama ne yapmam gerek . Bana yardımcı olun lütfen… mum Evlilik düşündüğün kişi ile neden konuşmadan tecessus yapmışsın. İnsan bu gibi önemli şeyleri oturur konuşur. neden gizli kalsın ki? Ama sana tavsiyem bu şüpheciliğin devam ettiği sürece evlenme ne kendine ne de esin olacak kişiye eziyet etme. Her erkek zina etmiş birini kabul etmez. içinize sindiremiyorsanız evlenmeyin yasemin Bari kızcağızın özelini yazmasaydın buraya , isim vermesen bile Onun pişmanlık duyduğu bir mevzuyu kalkmış buraya gizli araştırmışsın kimse bilmesede Allah biliyor bunu .Bizzat kendim farkettim diyede yazmışsın noldu madalyamı taktılar sana . Unutmaki kimse kimseyi yargılayacak kadar masum değildir bu dünyada . Adam gibi yüreğinden tutupta koluna takacaksan yaklaş ona , soru işaretlerin varsa yarım yamalaksan , zaten kırgın olan bir kızı, yıkık hayalleri olan bir kızı harcama . Kısacası ne sen yorul , nede yor halilcan Tamam çok güzel tesettüre girmiş ama sizin baskınızla mı girdi yoksa siz ona güzelce anlattınız tesettürün amacını gerekliliğini ve o da kabul mu etti? Yani ona İslami anlatın, Kuran’ı anlatın gerçekten inanmıyorsa evlenmeniz haramdır. Güzellikle konuşun anlatın, gizlemeyin bazı şeyleri. Salih Selam arkadaşlar, 14 aydır eşimden ayrıyım. Boşanma davamız devam ediyor. Son iki aydır biri ile görüşüyorum çok iyi anlaşıyoruz. Bana seninle birşey bişey paylaşma istiyorum dedi ve eski nişanlısı ile ilişki yaşadığını ve çok pişman olduğunu söyledi. Beni kaybetmek istemediğin fakat benide kandırmak istemediği için bunu söylediğini söyledi. Çok pişman utandığınıda diyor. Kafam karma karışık. Aileme desem olmaz demez hiç olmaz. Ne yapsam ne etsem bilmiyorum. Bana Allahın aşkına akıl verin. yasemin Benim fikrim davanız sonuçlanan şuanda hayatınıza birini dahil etmemeliydiniz . Belki evliliğini zı toparlayabilirdiniz ama 3. Kişi dahil ederseniz kafanız karışır. Bakireliğine de gelince , birincisi dürüst davranmış ikincisi sende bakîr değilsin . Durum öyle yada böyle 1-1 berabere. Ama yinede dava sonuçlanması nı bekleyin derim birini sonlandırmadan diğerine adım atılmaz. Sonra sakin bir kafayla rahatça düşünürsünüz Kayıtsız Üye Yasemin hanım evliliğimi 14 ay önce bitirdim bu saatten sonra birleşme kesinlikle söz konusu değil. Kayıtsız Üye 23 yasındaym lise ikinci sınıfta hiç istemedeğim bir durumla karşılaştım erkek arkadaşım bakireliğimi kendi istediğim dışımda aldı benden fakat aramızda bir birleşme temas olmadı ben bunu farkedince ayrıldım 3yıl geçti ve birisi ile tanıştm çok iyi ve beni çok seven ciddi düşündüğünü söyledi hep bana da dürüst her şeyi anlattım bütün doğruluğu ile kimse ile de bir ilişkiye asla onu çok seviyorum o da bana inandı güvndi ve beni bu şeklde kabl edeceğini buçuk yıldır birlikteyiz ve çok mtluyu onu çok sevyrm ve mutlu etmeye çalsyrm her bir süredir beni korkutan şey var oda evlendiğimzde bu aramzda sorun olur mu bunu yüzüme vurur mu ben hep bir mahcubiyetse mi yaşarım ne olur bir erkek olarak yorum yıldır da böyle bir şey yaşanmams gibi aramzda tek bir iması bile yok ama beni yine de düşündürüyr yardmci olrsanz sevinrm iyi günler Kayıtsız Üye çok zor arkdaşlar ben ilk görüşte aşık oldun birtane kıza çok sevdim yalan söylemedim etmedim sonra .. kız olmadığını öğrendim sonra evet çok seviyorsun ama bazen kafanızın içindeki beyin sizi yiyip bitiriyor …. neden neden neden ailesine kızıyorsunuz neden sahip çıkamadınız diye ? ailesinden uzaklaşıyorsun kızlarına bakamadılar diye bir çok şey … Kolay bişey değil .. ben objektif bakan biriyim şimdi buraya bi bayan gelse bana direk şunu diyecek snn beynin küçük .. namus bacak arasimi filan diyicek. elbeette değil. banada bakireliğimi al diyen bi çok kız oldu ben ne yptım ypmadım bunu evlenceğin adam ypıcak diyip evden kovdum … ben bu kadar kendimi erkek olarak korumuşken kadınlar neden ypmaz … hadi erkeği geçtim siz hiç Allahtan korkmazmışınız be ? sunuda söyleyim tecavüz orayan herkes yalancı demiyorum gerçekden öyle bişeyvarsa Allah ailesini abisini sabır versin .. Fakat size söylüyorum gidin 20 tane bakire olmayan kıza sorun 16 17 tanesi kesin tecavüzdür bırakın yalan söylemeyin … açık açık deyin ya yaptım diyin o boku yedim diyin .. sonrasında 2 kişi ile daha oldum diye rahat rahat deyin yanı … insanlara yalan söylemeyin siz kadınlar .. Allah herşeyi affeder… ŞUnu unutmayınki Mümin yalan söylemez … Kayıtsız Üye Kesinlikle evlenme derim ben Kayıtsız Üye ben kız arkadaşımla 23 gündür çıkıyorum kızın yaşı 16 benim yaşım ise 18 kız bir sene önce tezavüze uğramış ve 3 aylık hamile kalmış çocuğunu aldırmış ve rahimden çıkarken kızlığı bozulmuş benim bu kızla çıkmam veya evlenmem caizmi kızdan ayrıldım ve peşimi bırakmadı geri çıkmaya başladık yol gösterin bana arifselim Tecavüze uğramak bir zulümdür bu o kişi için bir kusur veya suç olmaz. Ama sizin birlikteliğiniz ve çıkmanız haramdır. Eğer evlilik gibi bir durum söz konusu olursa evlenebilirsiniz. Kayıtsız Üye Yasemin hanım sizde maşAllah durumları hep 1 1 götürüyosunuz. Hakem olmanız gerekiyordu. Burada yorumculuğu bırakın bence. Kız açık ve net söylerse seni kandırmamış oluyor. Yalan konuşursa çok sevip kaybetmek istememesi oluyor. Ooo harikasınız ne diyeyim Kayıtsız Üye yasemin yazdıklarından seninde catur cutur seviştiğin ortada bekaret senin kutsal bie kavram..saçma salak fikirlerini kendine sakla Kayıtsız Üye bak kardeşim aşkın ilk heyecan kıskançlık döneminde sorun olmadıysa evlenince hiç olmaz kafana takma Kayıtsız Üye 23 yasındaki arkadaş sevgi herşeyin üzerindedir eğer gerçekten seni seviyorsa bunu senin başına hiç kakmayacaktır lakin ilerleyen zamanlarda aranızda alevlenen bir kavgada bundan daha iyi bir körük olmayycaktır zaten böyle böyle yapmıştı bunlara hiç şaşırmadım vesveseleri vb veveselerle dolup tasacaktır sana tavsiyem önce onun sadakatinden emin olmandır sadakatinden emin olabimek içinde onun canını yakman gerekmekte gerçekten canı yanan bir insan gerçek kimliğini gösterecek ve ilerisi hakkında fikir verecektir umarım sana faydalı olabilmişimdir. Kayıtsız Üye Ben evlenmiş ayrılmış biriyle bir arkadaşlık kurduk ve bi süre sonra ben ona ben bakire olmadığımı açıkladım ilk başta Tamam herkez hata yapabilir dedi ve kabullendi şimdi ise ayrılmak istedi ne yapmalıyım. Kayıtsız Üye Merhaba Arkadaşlar Ben yurtdışında yaşıyorum, bir kızı sevdim ve belirli bir seviyede ilişkimiz oldu, kızın bakire olmadığını biliyorum bana söyledi, ama ilişkimiz çok güzel benimle evlenmek istiyor bende onunla evlenmekten yanayım. Şimdi kız evlenince müslüman da olacağım Dedi çok dürüst terbiyeli aile sözünde duran biri gerçekten. İyi kalpli alçak gönüllü. Şimdi ben bu durumda bu bakire olmayan hristiyan kız ile evnmem caiz midir? Lütfen İslami yönden açıklama. Ben kendisini seviyorum. mum Dinimizde hiç bir sakıncası yoktur evlenebilirsiniz Kayıtsız Üye Bu dünyada hiçbir kızın bir erkeği bu ikileme düşürmeye hakkı yok. Madem temiz bir evlilik geçirmek istiyor adabıyla bekleyecek. Bakire olmayan bir kadının sadece 1 kişiyle olduğuna inanmam ve evlendikten sonra onlardan biriyle karşılaştığında bu boku tekrar yemeyeceğime inanmam. İlkler tatlı gelir unutulmaz. Kaldı ki koluna taktığın esinle gezerken karşıdan gelen pompacısı sana götüyle gülecek. Asla güvenmem, Kayıtsız Üye seni kaybetmekten korktuğu için söyliemes söylesede onu öyle kabul etmesin die asalars n başına kalkarsn die söyliemes ama sen şen ol 2 günlük dünyada sevgndn bükdr cbk vazgeçme . Kayıtsız Üye Ne güzel yazmışsın iz kardeşim ben tecavüze uğradım kendimi öldürmeyi bile düşündüm ama tövbe Edip kapandım Allah’a yöneldim teslim oldum canım çok yanıyor ama ondan başka kimsem yok nasibimde varsa biri zaten olur yoksa da kimsenin boynuna yük aleyküm .Allah razı olsun. mumsema Tercih meselesidir bu senin tercihine bağlıdır. Senin de görgü kurallarına uymanı ve adaba uymanı tavsiye ederim. Ağızınızı bozmayın. ———————– Evlenilecek kişinin bakire mi dul mu olduğu aynı şekilde erkeğin daha önce evlilik yapıp yapmadığı herkesin hakkıdır. Kayıtsız Üye Ben eskiden seksi sadece erkeklerin istediğini hayatta kızlara baksan hepsi birer namus burada bakıyorum herkes günah masumu öpüşme sürtünmeyle bu tür kendi isteğiye erkeklerin altına yatan kızlarla kimse şekilde bakire olup her haltı namus kavramı iyice ele ayağa namus iki bacak arasında değilmiş ulan daha ne yapacak en mahrem yerini başkasına sevgililik flört ilişkileri doğal şeyler hangi devirde yaşıyoruz canım…Dinin kurallar sabittir yaşanılan çağa göre değişmez!! Hadi dinle işi olmayanları geçtim sözüm ona kendini muhafazakar sayan kızlarında sayısı hiç az kandırıldık yok sevdim bilmem akıl fikir cinsin başabasa yalnız kalması bile yasaklanmışken bunun bilincinde olan Allah tan korkan nasıl böyle bir rezillik yapar?Artık kimseye güvenim gidişle evlenmeyeceğim herhalde..Namuslu kız bulmak kömür madeninde elmas aramaya döndü bu devirde…Ağlayıp sızlayan kızlara acıyan erkeklere lafim inanmayın o haltı yerken atacak iyi kalpli kendine aşık enayi erkek siz acınacak hale erkek halimle sabrediyorsam onlarda içim kaldırmaz bu adam olmak bir gün kızın eski sevgilisiyle denk gelirsen ne olacak??Onların hikayelerinimi dinleyeceksin? Bu iş bu kadar basit değil; ben geri kafalı namusu için yaşar.Bunu derken erkekte aynı şekilde namuslu olmak zorundaBu fiilin İslama göre dünyadaki cezasıda ahirettekide basitleşirmek yapılan tövbede kabul edilir her günah affedilir diye bir garanti de bilir… Monki 22 yasındayım benim sevdiğim kadında ilk başta tecavüze uğramış daha sonradan biri evlenme teklifi etmiş kabul etmiş ona olduğu gibi olayı anlatmış bu alçakta kullanmış bu durumu bana her şeyi olduğu gibi anlattı güveniyor musun derseniz güveniyorum seviyorum her ne olursa olsun Allah affedicidir benimde hayatımda pişmanlıklarım olduğu için yök diyemem Allah her şeyin hayırlısını nasip ersin hepimize Kayıtsız Üye Çok haklısınız insan sabretmeli , bu devirde çok zor temiz bir evlilik temiz bir eş bulmak maalesef , ama biraz büyük konuşmuşsunuz ben buna dikkat edin derim çünkü bende sizin gibiydim bu konuda ama şimdi o kadar masum da değilim maalesef , çok şükür zina etmedim ama çok yaklaştım, herkes evlenmek için beni elmas sanıyor ama ben kömür olduğumu bildiğim için evliliğe yanaşmıyorum, demem o ki kardeşim masum biri olarak masum birini istemen kadar doğal bir şey olamaz ama büyük konuşmadan kınamadan işte Kayıtsız Üye kendine yediriyorsan mezhebin genişse evlen .zor bir durum ha ben kaldırırım benden önce de beraber olduysa oldu takmam diyorsan ki takıyorsun yoksa sormazsın hep kafanda bu soru seni mutsuz edecek Kayıtsız Üye merbaha kardeşim senin düşüncelerini anlıyorum benim sevgilimde şu anda senin gibi yani bakire değil ama birbirimiz çok seviyoruz ve benden saklamadı bunu konuşmaya başladığımız anda söyledi bunu ıılaki canım acıdı acı çektim bazende aklıma geliyor ama çok seviyorum şöyle düşünüyorum sav. de dul bir bayanla evlendi tabiki farklı konu dul çünkü eşi eğer erkek seviyor ise bırakmaz bu cahillik döneminde gerçekleşen bir lay tövbe edip dua etmek lazım bol bol hatanın farkına varmak önemli olan. eğer esin olacak kardeşimizde seni seviyor ise korkma bunu evlendiğiniz zaman yüzüne vurmaz ona bağlı kal çok sevin birbiriniz o kadarı yeter herşeye. Kayıtsız Üye Bir erkek için kabullenilmesi çok zor bir durum . Ama bir genç kız vaatlere inanıp sevip ona güvenip birlikte oluyorsa ve o adam şerefsizlik yapıp o kızı yarı yolda bırakıyorsa burda yüklenilmesi gereken tek kişi o kız değildir . Her insan hata yapabilir tabi . Önemli olan yapılan hatadan ders çıkartmak . Bakire olmayan bir kızın evlenmeye mutlu olmaya hakkı yok mu yani ? İsteyerek ya da istemeyerek pişman sonuçta . Yarın birgün karşısına biri çıksa sırf bakire değil diye sevmeyecek mi ? O zaman bakire olmayan bütün kızlar dışlansın ya da afedersiniz ama orospu muamelesi yapılsın . Yapmayın Allah aşkına ya . Millet uzaya çıkıyo siz iki damla kanın peşinde koşuyosunuz hala Kayıtsız Üye Valla arkadaşa fayda sağladın mı bilmem ama benim aklıma yattı cevabın çünkü ben aynı durumdayım kıza inanmak istiyorum ama birlikteyken bile o kadar çok hata yaptı ki en doğrusu ayrılmak Kayıtsız Üye Merhaba ben yurtdışında yaşıyorum ve geçmişimde zina yaptım ama çok pişmanım bir daha o günahlara dönmemek üzere tövbe ettim ve hep Allah’a dua ettim Allahım bana hayırlı bir eş nasip et diye çok şükür duam kabul oldu ve inşa Allah nişanım olacak sizce bunu eşim olacak kişiye anlatmalımıyım ne yapacağımı bilmiyorum bu arada kendiside dul Ebû Mansur Daha önce zina etmiş birisi, bunu eşine söylemek zorunda değildir. Fitneye sebep olacağından söylememesi gerekir. Seninle Rabbin arasında kalsın vesselam. melle Sen böyle biri ile evlenmek ister misin Kayıtsız Üye Ama ben kendimi özaman hep kötü hiss ederim bence evlendikten sonra bilmektense şimdi söyleyeyim daha iyi hem ben yalan söylemekte istemiyorum ona ama kendiside dul belki Allah bana onu beni bildiği için dul birisini nasip etti… imam Araç satan biri, aracı almaya gelene motor bozuk diyeceğine, içinde “demek ki onun parası da haram ondan karşılaştık” deyip gizlerse ne olur Yapmayın Allah aşkına Ebû Mansur Melle tâbıkı istemem ama Kişinin bir günahını -eşi de olsa- başkasıyla paylaşmak ayrıca bir günahtır. Allah’ın gizli kalmasına izin verdiği ve öyle kalmasını istediği bir günahı başkasıyla paylaşmak, O’nun gizlilik hikmetine ve arzusuna aykırıdır. Arkadaşa verilecek cevap budur. Kayıtsız Üye Zina etmiş biri bunu evleneceği kişiye söylemek zorunda değil diyorsunuz da o zaman sizin ilerdeki karınız da yapsın etsin sonra bunu gizlesin. Hoşunuza gider mi ? Bu arada açıkça zina ettiğini söylüyor yani gizlenecek bir şey de değil ki öpüşme gibi. Adam zaten öğrenecek düğün gecesi yani şimdiden öğrense daha iyi. Hem ya evlenip öğrendikten sonra seni istemezse ne olucak ? Bence sen şimdiden şöyle ve kendini garantiye al. _________________________________________ Bu arada yapıp edenlere tövbe edin Allah affeder ve eşinizden gizleyin demek ne kadar doğru bilemiyorum. O zaman ben de yapıp edeyim sonra tövbe edeyim ve bunu ilerdeki kocamdan gizleyeyim. Var mı böyle bir dünya ? Kayıtsız Üye Evet haklısın bende söylemekten yanayım ama beni terkeder diye korkuyorum en iyisi istihareye yatmak hani bir hikayesi var ya Bir adam Hz. Ömer’in yanına geldi. Bir problemim var, çözemedim, bana yardım eder misin, dedi. Hz. Ömer anlat deyince de anlatmaya başladı “Benim bir kızım vardı. Onu cahiliye döneminde diri diri gömmek için toprağa koydum. Sonra da ölmeden çıkardım. Daha sonraki yıllarda önemli bir yanlışlık yaptı, zinaya düştü. Yaptığı bu yanlışlık onu o kadar sıkıntıya düşürdü ki, intihar etmeye yeltendi. Damarlarını kesti. Onu zor kurtardık. Kızım bu hadiseden sonra tövbe etti. İyi bir yönelişle Allah’a yöneldi. Şimdi ise kızıma bir talip çıktı. Onu evlendireceğim. Kızıma talip olanlar ise bu olaydan -zinadan- haberdar değiller. Şimdi sana soruyorum ey müminlerin emiri! Ben ne yapayım? Damat olacak kişiye, kızımın bu olayını anlatayım mı yoksa susayım mı?” Kızın babasını büyük bir dikkat ve sabırla dinleyen Hz. Ömer, kızın yaptıklarını deşip hiddetleneceğine adama şöyle seslendi “Adam! Allah’ın örttüğünü, ortaya saçmadığını sen mi deşifre edeceksin? Allah’a yemin ederim ki, böyle bir şey yaparsan yani kızının açığını yayarsan seni bu ülkenin insanlarına rezil ederim. Git ve kızını başından hiçbir olay geçmemiş namuslu bir kadın gibi evlendir.” İbnul Cevzi, Menakibi Ömer, s. 169 fth123 Yahudiler, araplarla dalga geçip “Peygamber bizden olacak ve sizinle savaşıp sizi bitireceğiz” diyordu. Peygamber tam tersi, yahudilerin dalga geçtiği kavimlerden çıkıp onları ber taraf etti. Kıssadan hisse; Ben temizim, o kirli! diye kibir yaparsınız ve bir bakarsınız o kişi mağfiret edilip hayırlı bir kul olur da sizi kibire boğan temiz olma durumunuz ziyan olmaktan kurtaramaz. İşlerinizi çok merhametli olan Allah’a havale edip onu vekil edinin, şüphesiz o yarattıklarının tek hami’si ve gözetleyicisidir. Kendisine sığınan kulunu üzücü sonuçlardan koruyabilecek olan yine o dur. Selametle. Kayıtsız Üye Keşke buraya yazmasaydım herkez başka bir şey yazıyor Allah benim içimi biliyor ya o bana yeter nice tövbe eden insanlar var ve Allah o tövbeler sayesinde insanları yükseltiyor ben Allahdan hiçbir zaman ümidimi kesmedim çünkü kafirler ancak Allahdan ümidini keser ben herşeyi Allah’a bırakıyorim mevlam görelim neyler neylerse güzel eyler güzel yorumlarınız içinde saolun artık buraya yazmıyacağım….Allaha emanet olun Kayıtsız Üye Misafir kardeşim bu arada kendisi de dul bence bakire istemeye pek hakkı yok. Hem böyle bir şey nereye kadar gizlenebilir ki ? Yine de sen bilirsin ama en doğrusu bana göre şimdiden anlatman zaten terk etme gibi bir niyeti varsa veya kabullenememe bunu düğünden sonra da yapabilir veya sürekli basına kakabilir. Sen şimdiden niyetini öğren ve niyeti kötüyse yol yakınken don. Burada pek çok yorum okudum bu tarz ve bazı adamlar bunu gerçekten sorun etmeyebilir ama bazıları edebilir. Ki ben erkek olsaydım ben de ederdim ama sadece kendim de bakireysem yani dul olsaydım durum farklı olurdu sanırım. Allah yardımcın olsun. Fth123 kardeşim lafın bana mıydı bilmiyorum ama kimse kibirlenmemiş konuda gördüğüm kadarıyla 🙂 Kayıtsız Üye Saol kardeşim evet kendiside dul neyse ben herşeyi Allah’a bıraktım söylememeyi düşünüyorum çünkü öyle demişti adama kızını namuslu bir kız gibi evlendir diye ve sen niyeti kötüyse demiştin onu demekle ne kast ettin ? Ebû Mansur Misafir çektiğin yerlere bak arkadaşlar ben cevabımı verdim Hz. ÖmerAllah ondan razı olsun içtihâdi ortada. İsteyen evlenir isteyen tek yaşar beni alâkadar etmez vesselam. Kayıtsız Üye aynı sorunu bende yaşıyorum yani ben erkek olarak düşünüyorum konuştuğum kızda öle ben şu an bakireliğinde değilim kızın ama ilerde yüzüne vururmuyum diye çok korkuyorum ve bunu düşünmekten başka birşey yapamıyorum ve onun için düşünceliyim bende kararsızım Kayıtsız Üye Ben geçende yazmıştım o evleneceğim çocuğa bir şey söylemedim zaten nasip değilmiş ayrıldık belki beni böyle kabul eden birini çıkarır Allah karşıma diye ümit ediyorum ve hep öyle dua ediyorum Allahdan asla umidimi kesmedim hem bilemeyiz belki Allah beni aff etmiştir…. Kayıtsız Üye günahkar kimseye Allah cc nin soracağı hesabı soruyorsunuz kendi amelinizin 4 4 lük olduğu ne malum burada kül hakkı alıyorsunuz rabbim kurani kerimde bildirmiştir yaptığı bu pis işten tövbe edenleri rabbim Nasuh tövbesi ile affediyor rabbim sirk koşmak hariç dilediği günahı affeder soru soran kişi sevdiğine Allah rızası için sahip çık onun namusu vicdanı ahlaki ve tövbesi ile sana emanet onu bu pis kalpli insanlardan koruyup nikahına alırsan senin sevabın daha fazla olur bir evlenip peygamber efendimizin sünnetine uyduğun için 2 tövbesi ile sana kalbini açan ve Allah yoluna kendini adayan kulu yarı yolda bırakmadığın için bakire olmayan biriyle evlenmek, islamda bakire olmayan biriyle evlenmek, bakire olmayan kızla evlenmek islam
Azad Chaiwala tarafından İngiltere’de hayata geçirildikten sonra Endonezya ve Türkiye’de açılan İslami poligami’ sitelerine Bilgi Teknolojileri Kurumu BTK tarafından erişim engellense de, siteler farklı isimlerle varlığını sürdürüyor. Bu sitelerden biri olan SecondWife’ İkinci Eş adlı siteye, hem akıllı telefonlardan hem de DNS ayarı değiştirilerek hâlâ erişilebiliyor. Sitedeki kişilerin yarısının Türklerden oluştuğu ifade edilirken, konuşmalarda, "Eşim ve seninle grup yapmak istiyorum!", "Eşimi çok seviyorum, ikinci eş almama izin verdi", Ben hocalarla konuştum. İkinize de bakma gücüm olduğu sürece ilk eşin rızası olmasının gerekmediğini söylediler" gibi ifadeler yer aldığı aktarıldı. Sitelerde kendine eş’ arayan Türkiyeli erkeklerle Merve ismiyle konuşan Hürriyet muhabiri Gizem Coşkunarda'nın verdiğ 4 örnek şöyle Konuşma 1 Dodocan Bekârsın değil mi? Merve Boşandım üçyıl önce. Sen? Dodocan Evliyim, üç çocuğum var. Seveceğim biriyle evlenmek istiyorum. Merve Zaten evliyken nasıl evleneceksiniz? Boşanacak mısınız yoksa dini nikâhla ikinci eş mi arıyorsunuz? Dodocan İkinci eş olabilir. Size tam güvenmem durumunda boşanıp sizinle de evlenebilirim. Öncesinde bir süre sizinle ayrı ev hayatı olarak devam edilebilir. Merve Eşiniz izin verir mi ayrı ev hayatına? Dodocan Net konuşmam imkânsız, zaman içinde anlatabilirim belki. Seni tanımak, görüşmek isterim. Merve Olabilir. Benim de bir çocuğum var, onu da bilmeni isterim. Dodocan Hmm... Kız mı erkek mi? Kaç yaşında? Merve Erkek,sekiz yaşında. Aranan Dodocan’a bir daha ulaşılamadı... Konuşma 2 Abdurrahman Selamün aleyküm. Nerede yaşıyorsunuz, yaşınız kaç? Merve 23, İstanbul’da yaşıyorum. Abdurrahman Ben de İstanbul’da yaşıyorum. Bekâr mısınız? Merve Yeni boşandım. İkinci eş istiyorsunuz ama bu resmi değil? Abdurrahman Dinen caiz olan her şey benim için önemlidir. İmam nikâhı kıyabilirim anlaşırsak. Merve Eşinizi sevmiyor musunuz, neden ikinci eş arıyorsunuz? Abdurrahman Eşimi çok seviyorum. Allah yolunda tüm ibadetlerini yerine getiren melek gibi bir kadın. İkinci eş almama izin verdi. Siz de inançlı bir Müslüman mısınız, başınız kapalı mı? Merve Hayır, değil, problem mi? Abdurrahman Bunu eşime danışmam lazım. Konuşma 3 Hasan Resminizi göremedim üyeliğim premium olmadığı için. Kendinizi tanıtır mısınız? Merve İki yıl önce boşandım. 30 yaşındayım. Siz evli misiniz? Hasan Evliyim, çocuğum yok. Fotoğrafınız yok mu? Acaba mail atar mısınız, sizi görmek istiyorum. Merve Birbirimizi tanımadan önce fotoğraf göndermeyi doğru bulmuyorum. Eşiniz için sorun olmayacak mı benimle konuşmanız? Hasan Yok, sorun olmaz. Cinsellikle ilgili problem olmaz değil mi? Dini nikâh yaparız. Bir fotonuzu görebilir miyim? Yüzünüz gözükmeden de olabilir. Merve İş yerindeyim, fotoğraf atamam. Hasan Başınız kapalı mı? Boyunuz kaç, kilonuz, göz renginiz... Merve Kapalı değilim. Boyum Kilom 55. Gözlerim ela. Siz? Hasan 30 yaşındayım, Eskişehir’deyim. Cinselliğe düşkünüm biraz. Eşimden çekinmeyin. O onaylamadan önce benim onaylamam gerek. Benim beğenmem gerek. Maddi durumum iyi, üç evim var, iki arabam. Hem duygusal hem cinsel partner arıyorum. Mesela grup yapmak istiyorum. Sen ve ilk eşim beraber. Sorun olur mu? Merve Bu tarz konuşmanızdan rahatsız oluyorum açıkçası, önce birbirimizi tanısak daha iyi olur. Konuşma 4 Mete Merhaba, sizinle tanışmak isterim. Merve Merhaba Mete Bey, Fethiye’de yaşıyorum. 27 yaşındayım, şu an çalışmıyorum, bekârım. Ya siz? Mete Ben Sakarya’da yaşıyorum. Evliyim, iki kız çocuğum var. Evliliğimi sürdürmemin asıl sebebi de kızlarım ama mutsuzum. Merve Mutsuz olmanıza üzüldüm. Boşanmayı mı düşünüyorsunuz? Mete Açıkçasıbilmiyorum, ikinci eş arayışındayım. Merve Eşinizle aynı evi paylaşacak birini arıyorsunuz o halde, kuma gibi. Mete Bu aslamümkün değil Merve Hanım. Eşime bunu söyleyemem. Size ayrı ev açabilirim, bir süre sonra da belki boşanabilirim. Merve Eşinizin bilgisi ve rızası olmadan ben ikinci eş değil, metres olurum. Mete Öyle bir amacım gerçekten yok. Ama “İlk eşin rızası olmadan dine uygun değil” diyorsunuz sanırım. Haklı olabilirsiniz, ben bunu bir hocalara danışayım. Siz de sorun isterseniz. 10 gün sonra Mete Merhaba, yeni yılınız kutlu olsun. Ben hocalarla konuştum. İkinize de bakma gücüm olduğu sürece ilk eşin rızası olmasının gerekmediğini söylediler.
Yargıtay 2. HDEsas 2017/6283Karar 2018/ 10/12/2018Özet Eşlerden biri diğer eşin “açık rızası bulunmadıkça” aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve üzerindeki hakları sınırlayamaz. Söz konusu izin şekle tabi değildir, sözlü olarak da verilebilir.4721 S. K. m. 193, 194Dava Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı … tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldüKarar Davacı tarafından açılan tapu iptal ve tescil, aile konutu şerhi konulması davasında, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne taşınmazın davalılardan … adına olan tapu kaydının iptali ile davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar davalı … tarafından temyiz aile konutunun malik olmayan eşin rızası alınmadan davalılardan …’a satıldığından bahisle Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi gereğince, davalılardan … adına olan tapu kaydının iptali ile eski malik olan diğer davalı eş … adına tapuya tescili ve taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulması istemine Medeni Kanunu’nun madde 193. hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte Türk Medeni Kanunu’nun 194. madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, “Aile birliğinin korunması” amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin “Açık rızası bulunmadıkça” aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun devredilmesi gibi “Tek başına” bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma “Ancak diğer eşin açık rızası alınarak” yapılabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin “Açık” olması gerekir. …. Türk Medeni Kanunu’nun Getirdiği Yeni Şerhler; … Kitapçılık, … 2007. Birinci Basıdan İkinci Tıpkı Bası. s. 41-42.Somut olayda; dava konusu taşınmazın davalı eş … tarafından tarihinde satın alınarak, adına bu tarihte tescil edildiği ve aile konutu olarak kullanıldığı, bu taşınmaz üzerine … Bankası lehine tarihinde ipotek konulduğu, tarihinde ise davacı kadının talebi üzerine taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulduğu, yine …. LTD ŞTİ lehine ipotek verilebilmesi amacıyla kadının talebi üzerine aile konutu şerhinin tarihinde kaldırıldığı, kadının şirket lehine ipotek verilmesine muvafakat ederek taşınmaz üzerine tarihinde … limited şirketi lehine ipotek tesis edildiği görülmektedir. Taşınmazın …. bankası lehine konulan ipotek nedeniyle satış aşamasına geldiği, davalı …’nin ev satın almak amacıyla taşınmazı görmek için gittiğinde davacı ile davalı eş…’ın evde olduğu pazarlık aşamasına davacının da katıldığı, davacı ve davalı eş’in zaten bu ev gidecek şeklinde konuştukları, davalı …’nin taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırarak taşınmazın satışını düşürdüğü ve borcun davalı … tarafından kapatılarak davalı …’ye taşınmazın satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bıı nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin “Açık” olması gerekir. Bu itibarla davacı ile davalı eş …’ın ortak karar ile taşınmazı davalı …’ye sattıkları bu durumda davacının evin satılmasında açık rızasının olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı Yukarıda açıklanan sebeple … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin tarihli kararının BOZULMASINA, dosyanın …. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oy birliği ile karar verildi. ¤¤
ilk eşin rızası olmadan ikinci evlilik yapmak